Make your own free website on Tripod.com

welcome.jpg (5528 bytes)

                                         kugu_gir.jpg (6278 bytes)

                                                    Urla'nın girişindeki Kuğu Heykeli

Urla                                                                                                               

urla.gif (13202 bytes) Urla, İzmir'in batısında, kendi adını taşıyan yarımadanın orta kısmında yer almaktadır. Kuzeyinde Ege Denizi, batısında Çeşme ilçesi, güneyinde Düden denizi ve Seferihisar, doğusunda ise Güzelbahçe (Kilizman) ilçesi ile komşudur. İlçe merkezi sahilden 4 km. içeriye çekilmiş durumdadır.

Doğal  güzellikleri  ve tarihi  zenginlikleriyle  tanınan  ilçenin İzmir'e  uzaklığı   38 km., yüzölçümü 728 km²'dir. 1997 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre toplam nüfus 42.585 kişidir. Nüfusun 11.062'si köylerde, 31.523'ü ilçe merkezinde yaşamaktadır.İlçe çalışan nüfusunun % 50.4'ü çiftçi, %10.2'si işçi, %12'si esnaf ve sanatkar, % 10.5'i memur, % 16.9'u da diğer meslek gruplarındandır.

Urla'nın yıllık sıcaklık ortalaması 16.8 ° C dir. İlçede Akdeniz iklimi hakimdir. Urla, doğusundaki Beşparmak Dağları (Karadağ) ile batısındaki Karaburun (Çarpan) dağlarının arasına yerleşmiştir. İlçe sınırları içinde yüksekliği 60-250 metre arasında değişen yükseltiler bulunmaktadır. bu nedenle yöre halkı Urla'yı "Yedi tepe üzerinde bir şehir" şeklinde isimlendirmektedir.

Urla birbirinden güzel koylara sahiptir. Bunlar, Menteş Koyu, Malgaca ve Balıklıova Körfezleridir. Ayrıca Karantina, Pita, Koyun, Güvercin,  Eşek, Hekim, Kösten(Uzunada), Yılanlı, Pırnarlı, Kel Adacık ve Taş olmak üzere 12 tane adası bulunmaktadır.

İlçenin ismini nereden aldığına dair çeşitli rivayetler bulunmaktadır.Halk dilinde Latince ve   Rumca bataklık-sazlık anlamına gelen "Vurla" kelimesinden ve Osmanlı Padişahı Mehmet  Çelebi!nin komutanlarından İbrahim Bey'in sefere çıkarken kendisine "uğurola", "uğurlu geldi"  demesinden türediği söylenmektedir. ayrıca Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde şehrin Kıdafe  Kralı'nın kızı "ulice" tarafından kurulduğu ve şehre "urli" adınmın verildiği, zamanla halk dilinde "Urla" dendiği yazılmaktadır.  

Tarih bakımından çok zengin olan Urla'da iskele ve Liman Tepe civarında    yapılan kazılarda büyük sur duvarları ortaya çıkarılmıştır. Surların kuvvetli oluşu buranın merkez durumunda   ve çağdaş bir kültür şehri olduğunu ortaya koymaktadır.Yunanistan'dan gelen Aka ve Dor               göçmenleri ile   Urla'nın halkı, dünyanın hayran kaldığı iyon şehirlerinden biri olan Klazomenai'yi kurmuşlardır. Ayrıca  bulunan kalıntılar           burada Hititlerinde yaşadığını göstermektedir.                                                            

Bölge tarih boyunca Pers, Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinde merkez      şehir olma özelliğini korumuştur. Urla, etrafındaki yeşillikler ve sahip olduğu güzelliklerinden dolayı Bizans imparatorlarının tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonra  Haçlı Seferlerinde Haçlıların eline geçmişse de 1403 yılında alınarak Aydınoğullarına   verilmiştir. 16. y.y.'da Urla, Türklerin yerleşim merkezi olmuş daha sonra Osmanlılar hüküm sürmüşlerdir. 1919-1922 yılları arasında Yunanlılar tarafından işgal edilen ilçe 12 Eylül 1922'de  düşman işgalinden kurtarılmıştır.